Zort.

Bilek Stuff.
Zaten tumblog dediğin bataklık gibi olmalı.
Oct 09
Permalink

Gençliğimin gençliğime hitabı

eylül ayının kredisinin alacağım son kredi ödemesi olduğunu dün farkettim. tatil sonrası mallık dönemi ve staj boyu odunluk dönemi olarak tanımlayabileceğim ve tumblr ortamına uzun bir durgunluk olarak yansıyan son iki ayda hayatım hiç olmadığı kadar düzendeydi, erken kalkıyor, sorumluluklarımı yerine getiriyor ve hayattan daha fazlasını istiyordum.

elbette tekrar bir eğitim döneminin içine girdiğim için hayata bu gözlerle bakmam mümkün olmayacak; sıkıntı ve bunaltı içinde sorumluluktan kaçarken tutarsız, dengesiz ve beceriksiz bir hayatın sınırlarını zorlamaya devam edecek, üstüne bir de parasız kalmam sebebiyle evde asabi bozukluklarımın son durumunu görmeme olanak sağlayacak yeni deney ortamları yaratıp ‘çevreme nasıl daha denyoca davranabilirim?’ sorusuna kendimi şaşırtacak cevaplar vereceğim. her sabah uyanırken, giyinirken, kapıyı kapatırken, yürürken, otobüsü beklerken, otobüse binerken, otobüste dururken, otobüsten inerken, bölüme yürürken ve dersliğe girerken kendi kendime küfredecek, derste uyuyacak ve verilen arada büyük ihtimalle kimseyi tanımadığım sınıfımda 15 dakika boyunca hareketsiz bir şekilde dersin başlamasını beklerken tekrar küfredeceğim. orada bulunmasına rağmen benim ısrarla inkar edeceğim sevgiden uzakta kendimi kötü niyetli düşüncelerin ellerine bırakacak, niceliği niteliğe dönüştüremeden 21 yıldır sürdürdüğüm hayatımı biraz daha süründürecek, başıma gelen asıl kötülükleri yine gereksiz yere içime atacak, iyiliklerin karşılığını vermeyi ısrarla geciktirecek ve teferruata sinirlenirken hayatımda değiştirmem gerektiğini bariz bir şekilde kavradığım rahatsızlık verici tüm huylarımı karakterimin temel elemanları olarak görmeye devam edeceğim. çevremdeki problemleri çözmeye değil, hayatımı problemlerin etrafından dolaştırmaya çalışacağım; dolayısıyla dünya üzerinde geçirdiğim her saniye faydasızlığa, lüzumsuzluğa ve tekdüzeliğe bir saygı duruşu olacak. güzellikten nefret edecek, güzel olan bir şeyi gördüğümde onun estetik ve zarif duruşu ve doğaya saçtığı olumlu potansiyellere odaklanmak yerine ona sahip olamadan geçirdiğim ve geçireceğim ömrümün karanlığında boğulacağım. elimi attığım her şeyi kurutacak; çevremi, mantıklı bir tepki verilmesi zor olan heyecanlı davranışlarım, sessizliğim ve uyumsuzluğumla yoracak, üzecek, sıkıntının kölesi edeceğim.

toplum düşmanımdır, yorgunluk ise gerekçem. hedefsiz hayatımın geleceği kestirilememeye mahkumdur. zevklerim benim yoldaşım; acıdan beslenir, kendimi acındırır, sadece acıdan anlarım. kendimi yaptıklarımla değil, korkularımla açıklarım. korkaklığım sevgisizlikten gelir fakat bana gösterilen sevginin önünde sadece ben dururum. kendimden nefret etmek benim tek kurtuluşum.

***

ama elbette bunlar idealist düşünceler, dolayısıyla yalan yanlış safsatalar, yazana kafam girsin, eytişimsel özdekçilik rulaz!!! ayrıca donate butonu koydum çünkü işime gelince idealist gelmeyince materyalist bir insanım, bana mutsuz ölüm yok anasını satayım!

Yorumlar (Görüntüle)
blog comments powered by Disqus